7 Şubat 2010 Pazar

Medya yansımalarınızı doğru mu yorumluyorsunuz?

Halkla ilişkiler faaliyetleri, firmaların çalışanından tüketicisine, hissedarlarından tedarikçilerine, tüm paydaşların algılarını yönetmede etkin bir rol oynuyor. PR faaliyetlerinin en önemli kanadı ise, tartışmasız, medya iletişimi…

İyi çalışmalar yapan ve bu çalışmaları medya aracılığıyla hedef kitlelerine etkili yansımalarla sağlayan markalar, pazarlamada da büyük avantajlar elde ediyorlar. Bu nedenle, medya ilişkileri markaların ve iletişim uzmanlarının en önemli rekabet alanı…

Etkisi günden güne artan ve markalar için yaşamsal değer taşıyan medya iletişimi, PR’cıların başarısının en önemli göstergelerinden biri. Peki, markanın medya yansımaları ne kadar doğru analiz ediliyor? Firmalar veya PR ajansları, medyada nasıl izler bıraktıklarını ve hedef kitlelerini nasıl etkilediklerini ne kadar doğru değerlendirebiliyorlar?

Çok haber olmak, başarı göstergesi midir?
Hazırladıkları basın bültenleri, özel haber çalışmaları ve röportajlar ile rakiplerinden nasıl farklılaştıklarını, hedef kitlede nasıl bir algı oluşturup değişim yarattıklarını, çeşitli istatistiksel veriler ve değerlendirmelerle müşterilerine anlatmaya çalışan iletişimcilerin en önemli kılavuzu da medya analiz raporları. Ama analiz raporları değerlendirilirken düşülen bazı hatalar var…

Şöyle ki; medyada çok haber olmak, az haberde bahsi geçen rakiplere göre daha büyük başarılar sağlandığı anlamına gelmez.
· Markanın haberinin yayınlandığı mecranın ve yayının hedef kitleye uygunluğu,
· Yayının okunma/izlenme oranı,
· Haberin yer alış biçimi ve niteliği,
· Haberin markanın görseliyle desteklenip desteklenmediği,
· Markanın haberde ne kadar öne çıkarıldığı, fark edildiği,
vb. birbiriyle ilintili pek çok değerlendirme kriteri vardır.

Medya analizlerinin değerlendirilmesinde yapılan en büyük hata
Medya analizleri, doğru hazırlanmaz ve doğru yorumlanmaz ise, ajanslara ve markalara fayda yerine zararlar sağlar. Bir markanın medyada çok haber olması demek, yüksek farkındalık ve pozitif değişim sağladığı anlamına gelmediği gibi, sayısal olarak az habere konu olması hedeflenen sonuca ulaşılmadığı anlamına gelmez.

Medya yansımalarında ne kadar başarılı sonuçlar sağlandığı, tamamen markanın ihtiyacına ve beklentisine bağlı olarak değişir. Bu ihtiyaçlar da dönemsel olarak değişebilir. Öyle ki, bazen yerel medyada sağlanan yansımalar, ulusaldakinden çok daha değerli olabilir. Veya bazen, hedef kitle üzerinde çok etkili bir köşe yazarına pozitif olarak konu olmak, büyük değişimler yaratabilir.

Bu süreçte yapılan en büyük hata, değerlendirmenin sadece haber sayısı, sadece stxcm toplamı, sadece sağlanan erişim veya sadece ulusal medyada yer alma oranı gibi kriterler baz alınarak yapılmasıdır. Çünkü analiz değerleri tek başına değerlendirildiğinde başka, etkilendiği tüm unsurlar dahil edilerek değerlendirildiğinde başka sonuçlar sunar.

Medya yansımalarını doğru ölçümlemek ve yorumlamak, hem firmanın hem ajansın doğru değerlendirmeler yapması ve doğru kararlar alması için şarttır. Bunun da yolu değerlendirmenin, tüm kriterler ve şartlar dikkate alınarak yapılmasından geçer.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...