6 Kasım 2011 Pazar

Behzat Ç. ve Renault Symbol...

Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi dizisinin birkaç bölümünü izlemiştim. Karakterleri ilginç ve güçlü, diziyi ise iddialı, akıcı ama biraz sert bulmuştum.

Nihayet bu akşam filmini de izledim: Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm... Film bence gayet güzeldi. Polisiye hikaye iyiydi. Ancak aklıma takılan iki şey var;
  • Behzat Ç,, öyle büyük bir depresyonda ki, evde aslında hiç olmayan bir tavşan görüyor, besliyor... Kızının hayalini görüyor, rüya ile gerçeği karıştırıyor. Hem de öyle büyük ki gerçeklik kaybı, sokakta kızı sanıp yabancı bir kıza sarılıyor. Onu kızdan, bayıltarak ayırabiliyorlar ancak... Psikolojik dengesi bu denli bozuk bir polis, nasıl sağlıklı çalışabilir ki ve de buna nasıl izin verilir?
  • Filmin sonlarında, Behzat yakalanan katile tabutu gömdüğü yeri söyletmeye çalışıyor. Bağırıyor, küfrediyor, dövüyor... Olmuyor... Bu sefer başka bir yöntem deniyor; öldürülen annesine aslında bir de tecavüz edildiğini söylüyor, sonra kızkardeşine... Ama bu durum, zaten intikam için cinayetleri işleyen birini daha da kışkırtmaktan başka neye yarar ki? Yani katil, bu duruma sinirlenip, tabutun yerini mi söyleyecekti? Bence saçma bir yaklaşımdı... 
Neyse, filmi henüz izlemeyen ama izlemeyi düşünenlerin hevesini kırmadan susayım artık:) Film ile ilgili genel görüşüm; keyifle izlenebilir.

Başarılı bir Ürün Yerleştirme uygulaması!
1 Nisan 2011'de yürürlüğe giren Ürün Yerleştirme uygulaması TV kanallarında henüz pek başarılı örnekler ortaya koyamadı gerçi ama sinema filmlerindeki başarısı bence hiç de fena değil. Mesela, Anadolu Kartalları filminde, Sarar'ın ürün yerleştirme uygulaması vardı. 

Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm'de ise Renault Symbol için ürün yerleştirme yapılmış. Müthiş bir reklam arenası yaratmışlar doğrusu. Araba, senaryoya biraz abartılı olarak yerleştirilmiş gerçi ama marka açısından baktığımızda çok iyi bir sonuç sağlanmış. Oyuncular yere göğe sığdıramadı arabayı, çekimlerde arabanın yetenekleri konuşturuldu, izletildi... Ve muhtemelen, filmi izleyenlerin önemli bir kısmında, satın alma güdüsü tetiklendi... İyi iş!:)



7 yorum:

  1. Aslında Behzat Ç'yi bu denli güçlü kılan -ve vazgeçilmez- yanı da bu depresif ve dibteki hali
    Gerek Hollywood gerek bizim Polisiye dizilerde, filmlerde hep afili abiler vardır. Ama Behzat'ı öne çıkaran sahte olmayan kahramanlığı. Bir nevi DR. House'un polis ve bizden hali :)

    YanıtlaSil
  2. Hoş geldiniz:)

    Çok güçlü bir karakter yaratılmış sahiden de... Soluksuz izletiyor kendini... Sadece, bu denli depresif ve psikolojik sorunları olan bir polisin işine devam etmesi pek gerçekçi gelmiyor... E, bu da film zaten:)

    YanıtlaSil
  3. Adını çok duydum arada bazı karelerinede rastladım tv'de ama izlemek bir türlü olmadı :)

    Böyle sorunlu tiplerin oldugu polisiyeler var gerçekten..Hatırlarmısınız? Cehennem Silahı filminde Mel Gibson Buna en iyi örnek..

    YanıtlaSil
  4. Ah evet, hatırlanmaz mı?:))) O da çok etkileyiciydi gerçekten... Böyle tiplerde, biraz kendini buluyor galiba insan. Yapamadıklarımızı yapan, gözü kara, özgün karakterler her zaman bir çekiciliğe sahipler...

    YanıtlaSil
  5. Behzat Ç.'nin kullandığı Hyundai arabalar zaten çok eğreti duruyordu. Amortisörleri patlak, tamponu kırık hurda Hyundai'lerle dizi çekiyorlardı. Ayrıca Hyundai'ye bin beddua okuyan Harun'un da hakkı unutulmamalı :)

    YanıtlaSil
  6. Filmde Symbol'ün reklamı mı yapıldı, yerin dibine mi sokuldu ben karar veremedim. O kadar dandik bir arabayı göklere çıkarıp, aksiyon sahnelerin birinde anlamsızca aracı devirmeleri bana çok garip geldi. Belkide "Türk polisine bu dandik araçları uygun görüyorlar, bakın adam gibi yol bile tutamayıp devriliyor" mesajı mı verildi acaba demekten kendimi alıkoyamadım.

    YanıtlaSil
  7. :) Güzel bir yaklaşım olmuş... Böyle düşünmemiştim...

    YanıtlaSil

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...