24 Mayıs 2011 Salı

Anlat Bana

Anlat bana her şeyini!
Acılarını, sevinçlerini ve içinde kalan her şeyini!
İstersen önce,
Acılarından bahset bana...
Bahset ki
Ortağın olayım bir dost gibi.
Belki nasıl davranman gerektiğini söylerim sana,
Belki de ağlarız birlikte sessiz ve derinden...
Belki de sana sıkıca sarılırım sözcüklerin bittiği her yerde.
Tıpkı bir sevgili gibi,
Uzanırım koynuna ve sıcaklığımla eritirim dertlerini.
İstersen sevinçlerinden de bahset
Bahset ki;
Anlayayım acıların seni yıkmadığını
Nasıl direndiğini ve nasıl yok ettiğini...
İstersen aşklarından da bahset bana...
Bahset ki;
Birlikte analım tüm anıları.
Yeter ki anlat bana her şeyini!
Arzularını, hislerini
Ve tüm tutkularını...
Bir de seni anlat bana.
Anlat ki...
anlayayım içindeki beni
Anlayayım ki...
anlatayım seni nasıl sevdiğimi

Murathan MUNGAN

Ürün yerleştirme’de şaşırtan gelişememe…

Reklamveren ve TV kanallarının uzun zamandır büyük bir heyecanla beklediği “ürün yerleştirme” uygulaması başladı ama heyecan çabuk söndü. Her geçen gün daha fazla ve daha yaratıcı ürün yerleştirme örnekleriyle karşılaşmayı beklerken, kayda değer bir gelişme yaşanmaması doğrusu beni hayal kırıklığına uğrattı.

MTM Medya Takip Merkezi, genel içerikli dört TV kanalında yayınlanan tüm ürün yerleştirme reklamlarını inceleyerek, bir rapora dönüştürmüş. Buna göre, 1 Nisan’dan bugüne, en çok izlenen dört TV kanalında toplam 240 ürün yerleştirme uygulaması yapılmış. En fazla uygulama ise, 1-15 Nisan tarihleri arasında, yani uygulamanın başladığı ilk on beş günlük süreçte izleyiciler ile buluşmuş. Mayıs ayının ilk 15 günlük sürecini Nisan ayının aynı dönemi ile karşılaştırdığımızda, ürün yerleştirme uygulamasında üç katından fazla düşüş yaşanmış. Bu durum, sizce de çok şaşırtıcı değil mi?

Oysa, internet üzerinden TV izleme oranlarının artmasının yanı sıra, özellikle dijital video kaydedicilerin yaygınlaşmasıyla beraber, izleyicinin reklam kuşaklarını izlemeden geçmeye başlaması, yurt dışında reklamvereni oldukça sıkıntılı bir noktaya taşıyor ve bu sürecin yakın tarihte ülkemizde bir soruna dönüşeceği belli. Hal böyle iken, izleyiciye kaçacak bir nokta bırakmayan ürün yerleştirme uygulamasına ilginin çok daha yüksek olmasını beklerdim. Çünkü geleneksel reklam uygulamalarının etki gücünün azaldığı gerçeğini de göz önüne aldığımızda “ürün yerleştirme”nin markalar için benzersiz fırsatlar sunduğu çok açık…

Başlangıçta sektörde büyük bir hareketlenmeye neden olan “ürün yerleştirme” uygulamasının beklenen performansı sergileyemiyor olmasının çeşitli nedenleri olabilir tabi. İlk aklıma gelen nedenler;
  • Ürün yerleştirme, pahalı ve zahmetli bir uygulama olduğu için reklamveren temkinli yaklaşıyor. Bir yapımda uygulanan reklam, bir başka yapıma uygulanamıyor. Senaryoya ürünü en doğru ve etkili biçimde yerleştirmek, etki gücünü ölçümlemek, dönüşleri analiz etmek, vs. hep zaman alan işler. Reklamvereni, bu uygulamaya ikna edecek başarı hikayelerine ihtiyaç var.

  • TV kanalları, ürün yerleştirme uygulamasının pazarlamasında zayıf kalıyor. Klasik reklam pazarlamasına alışkın olan ve hem zamanla hem de rakipleri ile kıyasıya yarışan TV kanalları, ürün yerleştirme’ye reklamverenin ilgisini çekmekte zorlanıyorlar. Üstelik uygulama sabır gerektiriyor ve bu durum hızla sonuç almak isteyen TV kanallarının şevkini kırıyor.

  • Ürün yerleştirmesi yapan reklam ajanslarının sayısı da çalışmaları da yetersiz kalıyor. Bu ajansların reklamverene ulaşmak için tanıtıma çok daha fazla yatırım yapmaları gerekiyor.

Umarım yukarıda bahsettiğim sorunlar kısa zamanda giderilir ve başarıyla uygulanan ürün yerleştirme uygulamalarını keyifle izlemeye başlarız.


3 Mayıs 2011 Salı

Reklam dünyasının yeni yıldızı: Ürün yerleştirme

Reklam sektörünün ve TV kanallarının uzun zamandır beklediği “ürün yerleştirme” uygulaması, RTÜK’ün yeni düzenlemesi ile beraber 1 Nisan itibariyle hayat buldu. Reklam dünyasında büyük heyecan yaratan yeni uygulama, izleyicileri ise hazırlıksız yakaladı. İzledikleri yapımlarda birdenbire ürünler ile karşılaşan ve hatta markanın isminin söylendiğini duyan tüketiciler ilkin çok şaşırsalar da, uygulamaya çabuk alıştılar.

Ürün yerleştirmenin en önemli özelliği, dizi, yarışma, eğlence programı gibi yapımların içerisine, senaryonun bir parçasıymış gibi yerleştiriliyor olması. Eylemin bir parçası gibi sunulan reklamlar, senaryonun içerisine ne kadar iyi yerleştirilmişse, fark edilme oranı ve etki gücü de bir o kadar artıyor.

En çok izlenen yapımlar olan yerli diziler, reklamverenin de gözdesi. Dizilerde, oyuncuların yedikleri-içtikleri, kullandıkları çeşitli eşyalar, gittikleri mekanlar, vb. çeşitli alanlarda ürün yerleştirme için çok uygun bir altyapı olması, reklamverenin işini kolay hale getirdiği gibi, çok daha fazla kişiye ulaşmaya da imkan sağlıyor. Önümüzdeki günlerde özellikle yerli dizilerde çok yaratıcı ürün yerleştirme örnekleri göreceğimizi düşünüyorum.

Ürün yerleştirmede başarı şartları…Bu uygulamanın ülkemizde gerçekten ne kadar verimli sonuçlar sağlayacağı, önümüzdeki dönemlerde yapılacak araştırmalarla ortaya çıkacaktır. Yine de uygulamanın uzun zamandır yürürlükte olduğu ülkelerde yapılan araştırmalar, bize bazı fikirler verebilir. Örneğin, yapımın içine yerleştirilen ürünün, olayın akışına etki edecek derecede önem taşıması halinde, fark edilme oranının çok daha arttığı bilinen bir gerçek. Ancak, ürün senaryonun içerisinde pasif olarak yer bulduysa, tüketicinin onu fark etme olasılığı çok azalıyor.

Ürün yerleştirme uygulamasında üç konuya dikkat etmek, uygulamanın başarısını da önemli oranda artırıyor; değer, algılanma ve ilişkilendirme… Bu nedenle, ürün yerleştirmenin profesyonelce yapılması önemli. Aksi takdirde, yapımın içerisine iyi yerleştirilmeyen uygulama örnekleri tüm taraflar için demotive edici olacaktır.

Nisan ayında yapılan uygulamaları incelediğimizde, sektörün yeni uygulama için pek hazırlıklı olmadığını görüyoruz ancak kısa sürede açığın kapanacağına inanıyorum. Şu günlerde, yıldızı hızla parlamakta olan “ürün yerleştirme ajansları”nın önemi artacak ve reklamveren-ajans- TV kanalları ve yapım şirketleri, bu uygulamayı en iyi şekilde kullanmak için çok çabuk organize olarak, başarılı işlere imza atacaklardır.

Ürün yerleştirme uygulamasının doğru kullanılması halinde, reklamveren için çok etkili bir tanıtım yolu olacağı kesin. Yerleştirme, anlamlandırılarak ve estetik kaygılar gözetilerek uygulandığında, izleyici için de rahatsız etmeyen hatta keyifli bir uygulamaya dönüşebilir. Bakalım, önümüzdeki günlerde, reklam dünyasının bu en yeni uygulama türü, nasıl bir seyir izleyecek…

Reklam demişken, Fawori Boya’nın son reklamını çocuklara izlettirmemek gerek bence. Adamın bakışlarından ben bile korkuyorum, çocuklar ne yapsın... Bence en etkili reklam, izleyiciye iyi duygular hissettiren reklamdır. Fawori, bu yıl kötü bir reklamla başladı, umarım uzun süreli olmaz; zararın neresinden dönülse kardır ne de olsa…

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...