3 Kasım 2012 Cumartesi

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var

Bazı şiirler vardır, merhem gibidirler; tam da söylemek istediklerinizi, üstelik sizin asla beceremeyeceğiniz ustalıkta kağıda dökmüştür ya hani usta.
Şiir, sarıp sarmalar yaralarınızı, şefkatle okşar saçlarınızı, yüreğinizi ısıtır, umudunuza kanat olur...
Söyleyecek söz bulamaz, minnettinizi nasıl dile getirebileceğinizi bilemezsiniz hani.

İşte tam da o anda, hani Şibumi adlı romanda bahsedilen o tarifsiz an gibi, zaman ve mekandan sıyrılır büyülü bir enerjiye dönüşür ve şairin yüreğinde bir ışık gibi parıldarsınız.
O, o anda yüreğine tatlı bir tebessüm yerleştiren duygunun kimin minnet duasıyla geldiğini bilemese de, içten içe sezer kaynağını...

Veren de alan da mutlanır, işte o an böyle bir andır... Böyle bir şiirle can bulmuştur şibumi. Bende ve Ataol Behramoğlu ustada, tam şu anda olduğu gibi...

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği.

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya.

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin.

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına.
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına.

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın.

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı.

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına  
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.

4 yorum:

  1. Çok sevdiğim bir şiirdir bu Silvacım, hatta şiir demek hafif kalır bir hayat dersi, yol göstericidir:)
    Tekrar hatırlattığın ve o tatlı cümlelerinle paylaştığın için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. :) Teşekkür ederim Natalim... Ne güzel, bir yüreği daha ısıtmış usta...

    YanıtlaSil
  3. sevgili silva , çok ama çok sevdiğim bir şiirdir bu . ne de iyi ettin paylaştın . sevgiler

    YanıtlaSil
  4. :) Sevgili Nesrin, sen de ne iyi ettin de okudun yeniden. Benim için de yeniden, yeniden okunası bir şiir. Teşekkür ederim Nesrin...

    Evim Sensin ile ilgili paylaşımın için de teşekkürler. İyi olmadığını tahmin etmiştim çünkü Fahriye Evcen sahiden çok yapay oynuyor. Bulut Atlası iyi film, izlemediysen henüz, izlemeye değer derim...

    YanıtlaSil

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...