18 Mayıs 2014 Pazar

Utanıyorum...

Kara bir acı olarak çöktü yüreğimize Soma; göz göre göre, bağıra çağıra gelmiş bir felaketin yasını tutuyoruz şimdi. Kelimelerin yetersiz kaldığı ve de hatta anlamsız kaldığı zamanlar bunlar. Konuşmaktan utanıyorum. Konuşanları dinledikçe daha da utanıyorum. Oturduğumuz rahat evlerimizde, bu insanlık dışı kölelik düzenini, bu bastırılmışlığı, sefaleti, bu adaletsizliği izlerken, bir yumru oluyor boğazımızda Soma; yutamıyoruz...

Soma'daki işçiler bir insanlık dersi veriyorlar bize. Madenden sağ kurtulup, arkadaşlarını kurtarmak için gözünü kırpmadan yeniden o cehenneme dönen işçiler... "Beni bırakın onu alın abi, onun karısı hamile" diyen genç... "Çizmelerimi çıkarayım mı, sedye kirlenmesin" diyen yaralı madenci... Ve daha yüzlerce yürek burkan hikaye...


Soma bir de utandıran siyasetçileriyle zihinlerimize kazındı... Madenci yakınını tekmeleyen müşavir, yaralılara yardım etmek yerine izleyen takım elbiseli bürokratlar, yardım etmeye çalışırken elleri kelepçelenen ve darp edilen avukatlar ve daha yüzlerce utandıran iletişim kazaları...




Ve daha da acısı, tüm bu yaşananların kısa bir süre sonra üstünün örtülecek olması. Hepimiz biliyoruz olacakları. Biliyor ve çaresizce izliyoruz... 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...