4 Ağustos 2014 Pazartesi

Orhan Pamuk ile Gecikilmiş Tanışma...

Neden bunca zamandır okumadım bilmiyorum ama Orhan Pamuk'un okuduğum ilk kitabı sevgili Baykuşgözüyle'nin önerisiyle Sessiz Ev oldu. Hatta kitabı da ondan ödünç almıştım:) Gerçekten çok beğendim romanı. Çok hayatın içinden, çok gerçek, çok acı, çok keşke'li... Kahramanlar o kadar gerçek ki, yolda karşılaşsanız hemen sohbete başlayabilirsiniz. Toplum baskısı, özentilik, aşk, para hırsı, acınası hale gelen kabul görme isteği, masumiyet, zorbalıkla elde edilmeye çalışılan itibar, asla affedilmeyen ve hep kanayan yaralar, hastalıklı ruhlar... Romanı okurken bir dünyaya giriyorsunuz ve sonra o dünya ile sizin dünyanızın kesişme noktasında şaşkın şaşkın hayatı sorguluyorsunuz. Teşekkür ederim Natali'm, güzel bir başlangıç oldu:-)


Yine Sabahattin Ali, Yine Boğazımda Bir Yumru...
Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf'undan sonra sıra İçimizdeki Şeytan'a geldi. Sabahattin Ali, her kitabında yaptığı gibi yine beni kalbimden bir kıskaçla yakaladı, roman bitene kadar da sıkıştırıp durdu. Böylesi hayatları okurken, içten içe kızdığımı fark ediyorum. İçimizdeki Şeytan'da da Ömer'e öfkelendim sık sık. Başka türlü yaşamak mümkündü her şeyi, neden böylesi derbeder ve çirkindi ki... Gerçek hayatta böylesi karakterlerden korusun beni Tanrım diyorum, başka da bir şey demiyorum...



Herkese keyifli okumalar dilerim...

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...